Case Study

Hakikat şu ki, işimizin yaratıcı tarafını eğlenceli, stratejik tarafını zekice,
tasarım içeren yanlarını sanatsal ve mali tarafını kazançlı buluyoruz.

Bakış Açımız

Kutsal olduğuna inandığımız bir işimiz yok. Kimsesiz çocuklara okumayı öğretmiyor, bir yardım kuruluşunda gönüllü olarak çalışmıyor, acil serviste ilk müdahaleyi yapmıyoruz. Bunun farkındayız. Dolayısıyla kendimizi aşırı önemsemek gibi bir eğilimimiz de yok. (Bundan kutsiyetle dolu işlerde çalışanların kendilerini önemsedikleri sonucu çıkmasın lütfen.) Hayır, bizler aksine kendimize kimi zaman fazlasıyla yükleniyoruz.

Biraz günaha bulandığımız söylenebilir doğrusu. (Hayır, yalancılıktan değil, reklam yaparken yalan söylemiyoruz!) Günahkârlığımız özel yaşamımızda tüketimden yana olmamamıza rağmen -bu satırları Toshiba’da yazıyor ve şu an Coca Cola içiyoruz- tüketim için çalışıyor olmamızdan kaynaklanıyor. Kimilerine göre ikiyüzlülük, daha derinden bakarsanız çağımızın hastalığı ve bir tür kontrollü şizofreni. Ama galiba bu yarı delilik halinde bereketli bir yan var.

Dürüst olalım. Hayatımızı sürdürmek zorundayız ve kendimizi içinde bulduğumuz dünya bu. Ona teslim olmadık, hayır, onu değiştirmenin küçük küçük de olsa ucundan tuttuk hatta. (İsteyene projelerimizi uzun uzun anlatırız.) Reklamcılığı veya iş hayatını kökünden değiştireceğimizi mi söylüyoruz peki? Bu iddialı ve gösterişli olurdu, epey fiyakalı. Ama gerçekler fiyakalı değil, sade olmayı tercih eder. Biz, daha ziyade kendi işimizde samimi olmaya çalıştığımızı söyleyeceğiz. Hakiki olmayı önemsiyoruz. Hakiki ilişkiler geliştirmeyi. Ve hakikat şu ki, işimizin yaratıcılığa bakan tarafını eğlenceli, stratejik tarafını zekice, tasarım içeren yanlarını sanatsal ve mali tarafını kazançlı buluyoruz.

İş hayatında biraz günaha -birçoğumuz kadar- bulandığımız söylenebilir. Bu yüzden hayatımızın tamamında daha iyi insanlar olmaya çalışıyoruz.

Ve dünyayı tüketip atılacak bir yer olarak değil, korunması ve yüceltilmesi gerekli bir büyük varlık olarak duyumsuyoruz.

Tarihimizin bu aşamasında VOS’tayız!

İş hayatında biraz günaha -birçoğumuz kadar- bulandığımız söylenebilir.
Bu yüzden hayatımızın tamamında daha iyi insanlar olmaya çalışıyoruz.

Referanslar

Fikirlerin eşitliğinden hoşlanmayız.
Her zaman birinin öne çıkması gerekir.

Nasıl Çalışıyoruz?

Ciddiyetle. İşimizin ortaya eğlenceli fikirler atmak işi olmadığını iyi biliyoruz, aksine bir strateji ile bağlantılı olmayan hiçbir fikir müşterimizin yüzünü güldürmüyor. Strateji geliştirmekse zekicedir ama kendi başına eğlenceli bir iş değildir.

Strateji geliştirmek için birçok bilgiyi potanızda süratle eritmeniz gerekir, bunun için mesela ürün ve hedef müşteri bilgisine, rekabet ve pazar analizlerine ulaşmanız, onlara çalışmanız gerekir, bu bazıları için ders çalışmak kadar sıkıcı olabilir. Oysa o kadar da kötü değildir, akıllı olmanın yolunu açar. Müşterinizi tanıyarak yaratım sezgisine ulaşmaya başladığınızı fark edersiniz.

Müşterinizi anlamazsanız doğru bir reklam stratejisi ve dili geliştiremezsiniz. O zaman güzel, süslü sözlerle dolu metinler yazabilirsiniz ama yine de hedefi tutturamazsınız.

Biz, ciddiyetle çalışırız. Müşterimizi çok iyi dinleyerek çalışırız. Müşterimizin yerine kendimizi koyarak, müşterimizin müşterisinin yerine kendimizi koyarak, müşterimizin rakiplerinin yerine kendimizi koyarak ve en sonunda kendi yerimize kendimizi koyarak çalışırız. Masamızın başına oturduğumuzda dünyanın etrafında bir tur atmış gibi doluyuzdur. Gördüklerimizi, duyduklarımızı ve tecrübelerimizi anlatmak, paylaşmak isteriz.

Böylece yaratıcı çalışmayı başlatırız ve ilk olarak her zaman bir fikir ararız. Bunun için bir sürü yöntem kullanırız. Sözcükler ilk adımlarımızdır. Bir sürü sözcük ortalıkta uçuşur, bazı iyi fikirlerin bu sözcüklerin ardına gizlendiğini biliriz. Çok daha iyi fikirlerinse bu sözcüklerin ardına gizlenen fikirlerin de ardına gizlendiğini biliriz. Yani çok çalışmamız, sabırlı olmamız, bir şeyler yapıp sonra onları yıkmamız gerekir ki en iyiye ulaşalım. İlk bulduğumuz fikirle yetinmek adetimiz değildir.

Fikirlerin eşitliğinden hoşlanmayız. Her zaman birinin öne çıkması gerekir. Eşitlik halinde yeterince iyi bir fikir bulamadığımızı biliriz. Birisinin kendisini bize özellikle kabul ettirmesi, kendi bağımsızlığını ilan etmesi gerekir. Ona karşı koyamadığımızda onun iyi bir fikir olduğunu anlarız.

Size ham fikri değil, bir tasarımla birlikte şekillenmiş bir taslağı ve bazen işin son hâlini sunmayı tercih ederiz. Fikirler kendi başlarına zayıf ve savunmasızdır çünkü. Giyinmeleri gerekir, aksi halde birçok insan için görünmez olarak kalırlar. Soyut varlıklar olarak. Ve genelde cinlerden farklı olarak fikirler gözle görülmedikçe kimseyi çarpmazlar.

Dolayısıyla biz stratejik düşüncelerimizi kilit sözcükler yoluyla reklam fikirlerine çevirir, size onları sunmadan evvel de onları tasarım yoluyla giydiririz.

Nasıl çalışıyoruz, diye sormuştuk.
Eğlenerek.

Ekibimiz

Yaratıcı, cesur ve meydan okuyucu
işlere güvenin!

Ajanslarla Çalışacaklara Tavsiyeler

  1. Ajansınızdan yalan söylemesini istemeyin ama elbette size dair bazı gerçekleri daha fazla öne çıkarmalarını isteyebilirsiniz.

  2. Sizinle ve markanızla ilgili yalan söylemeye hevesli olan ajanslarla çalışmayın. Sizin gerçeklerinizle başa çıkamayan insanlarla çalışmamayı tercih edin, bilin ki onlar kendi gerçekleriyle de başa çıkamıyorlardır. Yalan söylemenizi isteyen insanların kendilerine güvenleri yoktur ve kısa zaman sonra sizin de kendinize güvenmemenizi isteyeceklerdir. Strateji ve fikir üretmek yerine yalan söyleyenlere kapılmayın.

  3. Kaba değil ama kabalık derecesinde dürüst ajansları sevin, onları koruyun. (Ayrıca ikisi arasında çok büyük bir fark var. Bunu gördüğünüzü umuyoruz.) İşini, parayı sevdiğinden daha çok seven insanlardan nadiren kötü işler çıkar, bunu unutmayın.

  4. Ajansınızdan markanızı en iyi şekilde tanıtmasını isteyin ama onları istediğiniz cepheye süreceğiniz paralı asker olarak görmeyin. Emin olun kendi işlerini, sizin onların işini bildiğinizden daha iyi biliyorlar. Onların yıldırmayın, heveslerini kırmayın, teşvik edin ve asla işi ellerinden almakla tehdit etmeyin. Korku işin kalitesini düşürür. Sizi mutlu etmelerinin yolu toplantılarda size baş sallamaktan geçmemeli, müşteri kazandırarak sizi mutlu etmeliler.

  5. Yaratıcı fikirlerine strateji uyduranlarla değil, stratejilerine yaratıcı fikirler uyduranlarla çalışın!

  6. Paranıza sahip çıkmak istiyorsanız her şeyi maliyeti ile ölçmeyin, değeri ile ölçün. Ajansınızı maliyet oluşturucu olarak değil, değer yaratıcı olarak görün. Ajansınıza hakkı olan parayı verin ve bununla gururlanın. İnanın bununla gurur duymanıza izin vardır.

  7. Yüksek standartlar talep edin ama ilk önce kendiniz bu standartlara uyun.

  8. Yaratıcı, cesur ve meydan okuyucu işlere güvenin ve bu tip işleri teşvik edin. Ortalama işlerle yetinirseniz, ortalama sonuçlar alacağınızı garanti ederiz. Hatta bunun için ömür boyu garanti bile verebiliriz.

  9. Reklamcılığın güzel söz söyleme sanatı olmadığını unutmayın. Biz ilan-ı aşk etmiyoruz, bize ilan-ı aşk edilmesini bekliyoruz. (Elbette güzel sözler de söylüyoruz.)

  10. Ve kibar olun! Özellikle de bizim gibi ajanslarla çalışıyorsanız.
Ortalama işlere yetinirseniz, ortalama sonuçlar alacağınızı garanti ederiz.
Hatta bunun için ömür boyu garanti bile verebiliriz.

Beceriler

    Marka Konumlandırma Stratejileri
    Reklamcılık: TV ve Radyo Reklamı Yapma, Basın İlanı Hazırlama
    Kurumsal Kimlik Oluşturma
    Web Dizayn
    Hızlı Prodüksiyon Çözümleri
    Sosyal Medya ve PR Strateji ve Uygulamaları Geliştirme
CLOSE
CLOSE